Suçların İçtimaı

Ceza hukukunun temel ilkelerinden biri olan “Kaç tane fiil varsa o kadar suç; kaç tane suç varsa o kadar ceza vardır / Quot crimina tot poenae” [1] ilkesine istisna teşkil etmek üzere suç ve ceza politikamızın bir gereği olarak bir fiil ile birden fazla suç normunun ihlali halinde suçların içtimaı hükümleri devreye sokulup ihlal edilen normlardan yalnız birinin cezası esas alınmak suretiyle aynen veya artırım yapılmak suretiyle ceza tatbiki gerçekleştirilebilmektedir.

Fail tarafından gerçekleştirilen fiil bazen birden fazla suç teşkil etmekle birlikte bu suçlardan biri diğerinin unsuru veya ağırlaştırıcı sebebi olabilmekte (bileşik suç); bu fiil bazen aynı anda kanunda tipik olarak düzenlenmiş farklı iki suç normunu ihlal edebilmekte (farklı neviden fikri içtima); bazen fail aynı suçu belirli aralıklarla birden fazla kez gerçekleştirmekte (zincirleme suç); bazen de failin bir fiili ile aynı suç birden fazla kişiye yönelik olarak ihlal edilebilmektedir (aynı neviden fikri içtima).

Genel kural  “quot crimina tot poenae” ilkesi gereği gerçek içtima yani cezaların içtimaı uygulanmak suretiyle işlenen her bir norm ihlali için ayrı ayrı cezalandırma yapılması ise de yukarıda sayılan hallerde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (“TCK”) 42, 43 ve 44’üncü maddelerinde düzenlenen içtima hükümleri uygulanmak suretiyle failin kusuru oranında cezalandırılması ilkesine uygun [2] bir cezalandırma amaçlanmakta; ceza sorumluluğunun sınırları suçların içtimaı ile daraltılmaktadır [3].

Fail görünüşte birden fazla hukuki normu ihlal etmiş olsa da ihlale sebep olan hareketler arasında amaçsal birlik bulunması ve hareketlerin arasında önemli bir zamansal kesit bulunmaksızın birbirini takip etmesi [4] gibi sebeplerle suçların içtimaı yoluna gidilmektedir.

Suçların içtimaı kapsamına giren bir durum bulunmadığında devreye giren ve gerçek içtima olarak da adlandırılan cezaların içtimaı TCK’da düzenlenmemiştir. Zira bu durumda teknik anlamda suçların içtimaından çok suç sonucu hüküm altına alınan cezalar içtima edilmekte; fail işlediği her suçtan ayrı ayrı cezalandırılmaktadır. Türk Ceza Kanunu’nda düzenleme alanı bulmayan cezaların içtimaı kavramının kısıtlı bir uygulaması Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 99’uncu maddesinde bulunmakta olup bu husus çalışmamızın konusu dışında kalmaktadır.

Çalışmamızın ilk bölümünde genel olarak suçların içtimaı ile ilgili olarak çeşitli bilgiler aktarıldıktan sonra ikinci, üçüncü ve dördüncü bölümde sırasıyla bileşik suç, zincirleme suç ve fikri içtima kavramları incelenecektir. Çalışmamızın sonunda yer alan sonuç bölümünde genel bir özet ve değerlendirme yapılarak çalışmamız noktalanacaktır.

Bahadırhan TABAK

Çalışmanın tamamına erişmek için tıklayınız.