Sovyet Sonrası Orta Asya Ekonomileri: Şok Terapi ve Aşamalı Geçiş Modellerinin Karşılaştırılması

Sovyetler Birliği’nin çöküşünün ardından gelen ilk birkaç yıl, Orta Asya devletlerindeki insanların özellikle yaşam kalitesinde büyük düşüşlere sahne olmuştur. Sovyetler Birliği’nin son döneminde halihazırda yetersiz olan sağlık ve eğitim gibi sosyal hizmetler daha da kötüye gitmiştir [1].

Bu dönemde merkezî ekonomiden liberal ekonomiye geçiş yapan ülkeler yaptıkları reformlarda istenilen uluslararası ekonomik ve politik standartlara erişebilmek için çeşitli şekillerde adlandırılan iki temel model benimsemişlerdir: Şok terapi (radikal/eş zamanlı değişim, büyük patlama) ve aşamalı (kademeli, tedrici) geçiş stratejileri. Okumakta olduğunuz çalışma Orta Asya örneğine değinerek bu iki modelin karşılaştırmasını yapmayı hedeflemektedir.

Şok terapi yaklaşımında yapısal reformlar, mümkün olan en hızlı biçimde serbest piyasa güçlerinin ekonomide doğal rollerini oynayabilecekleri şekilde yapılanır [2]. Bu geçiş politikaları birçok farklı katmanda özelleştirmeye gidilmesi veya merkezi kumanda ekonomisinin yetkisizleştirilmesi ve güçsüzleştirilmesi olarak da yorumlanabilir. Washington Consensus (Washington Uzlaşması) olarak bilinen ve IMF, Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşlarla paralel ilerleyen bu politikaların özelliklerini N. A. Graham tanımlamaktadır [3]. Grahama göre bu politikalar temelde, piyasa disiplininin arz ve talebi dengeleyecek bir fiyatlandırma dahilinde, kamu sektörünün özelleştirilerek küçültülmesi, ülkeye dış sermayenin girişinin sağlanması, serbest ticaretin teşvik edilmesi, yerel paranın değer olarak dünya piyasa değerlerine yaklaştırılması ve sübvansiyon, sosyal refah, sağlık ve eğitim harcamalarında kesintilere gidilerek bütçe açıklarının azaltılması üzerine odaklanmaktadır. Kademeli geçiş işe, eş zamanlı şok terapi reform stratejilerinin alternatifi olarak, radikal reformların aşamalı bir biçimde daha uzun vadeye yayılması ve sırayla gerçekleştirilmesidir. Bu sebeple bu model, step-by-step yani ‘adım adım’ şeklinde de adlandırılmaktadır.

Şok terapi ve kademeli model üzerine odaklanarak yapılan ayrımda, şok terapi yaklaşımının eleştirmenleri, hız vurgusunun dönüşüm sürecinde kısmen değerli olan varlıkları zarara uğrattığını ve bunun neticesinde ortaya çıkan ‘düzensizliğin’ fiyat liberizasyonu ve hükümet harcamalarındaki kesintiler ile birleştiğinde ciddi bir yoksulluk sorununa ve gelir eşitsizliğine sebep olduğunu savunmaktadır. Rusya örneğinde, geçiş sürecinin belirsizliği de göz önünde bulundurularak iyi organize edilmemiş bir geçiş sürecinin, sıralı izlenen adımların zaman zaman birbirlerini tıkayarak, yapılması gereken reformları bloke ettiği görülmektedir [4]. Bununla birlikte, Orta Asya devletlerinde komünist düzende güç sahibi parti erkanı ve fabrika yöneticilerinin Sovyet çöküşünden sonra değişmeyerek, bu sefer de cumhuriyetlerin önemli konumlarında kalmaları, bir anlamda geçiş sürecinde kamu mallarının eşit dağıtımını veya sosyal refahın sağlanmasını olumsuz etkilemiştir*.

Tedrici bir geçişi benimseyerek yerli üretimini bir ölçüde korumayı başaran Özbekistan ile petrol yataklarının dışarıya satılması sonucunda kalkınabilen Kazakistan örnekleri bir kenara alındığında, kapitalizme geçişin sosyal açıdan dev bir çöküş bilançosuna sebep olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Bu sav, Dünya Bankası’nın 2001 senesinde yayınladığı raporla** şu şekilde desteklenebilir:

Ülke Yoksulluk Oranı
Kazakistan %21
Kırgızistan %70
Tacikistan %74
Özbekistan %47

Sonuç olarak, geçiş dönemine sürdürülebilir bir refah anlamında bakıldığında Kazakistan da dahil olmak üzere Orta Asya devletlerinin sosyal açıdan tatmin edici bir noktaya gelmesi zor görünmektedir. Bu açıdan şok terapinin de tedrici yaklaşımın da kapitalizmin görünmez eline bakıyor olması, devletlerin uyguladığı politikanın irrasyonelliğine işaret etmekte, fakat birey merkezci bir yaklaşım yerine azami kâr hedefleyen bir sisteme geçişin “egemen olanlar egemenliklerini korudukları sürece problem olarak görülmediği” sonucuna varılmaktadır [5].

Haluk Olcay TUNÇAY

DİPNOTLAR VE KAYNAKLAR

  • Peter L. Roudik, Post-Soviet Transformation, The History of the Central Asian Republics, Greenwood Press, 2007, s. 147.
  • Savaş Çevik-Erol Turan, Devletin Kurumsal Dönüşümü: Orta Asya Cumhuriyetleri Perspektifinden, Bilig, Sayı 41, 205-224, 2007, s. 211.
  • Graham, 2001 (alıntılanan eser: Esra Güler, “Sosyalizmden Kapitalizme Geçiş Sürecinde Rusya: Nasıl Bir Kapitalizm?, Business and Economics Research Journal, Cilt III, Sayı 3, 2012, s. 37-38).
  • IMF, Transition: Experience and Policy Issues, World Economic Outlook, International Money Fund, Bölüm 3, 2000, s. 93.

* Bilindiği üzere, yolsuzluğun önemli bir sorun olduğu, temel gıda maddelerinin bile sürekliliğinin sorgulandığı ve garantisinin olmadığı bir dönemde, kamu mallarının özelleştirilmesinin ve halka pay edilmesinin sağlıklı bir yolla gerçekleşmesi pek gerçekçi değildir. Kupon ismi verilen hisse senetlerinin, fabrika müdürleri veya güç sahibi insanlarca halktan çok düşük fiyatlarla toplanması bu şartlar altında zor olmamıştır. Bu, başka bir çalışmada derinlemesine ele alınması gereken farklı bir çalışma konusudur.

** Bu rapor yoksulluğu günde 2.15 Amerikan Dolarının altında gelir ile yaşama olarak tanımlamaktadır.

  • Hakan Güneş, Sovyet Sonrası Orta Asya’da Kalkınma Modelleri: Yapısal Dönüşümün Karşılaştırmalı Analizi, Kalkınma ve Küreselleşme, Editör: Saniye Dedeoğlu-Turan Subaşat, 2004, s. 315.