Deneysel Bir Hikaye

“Güne iyi başladım” diye düşünmeme ramak kalmıştı. Kadrolu çalışanlarımızdan Şakir Abi 2000 yıl önce sırattan geçemeyeceğini anlayıp köprünün eklem yerine monte edilmiş çivilerden birini sökmemiş ve yine aynı çivi ile 2000 yıl sonra cennete tünel kazarken yakalanmamış olsaydı.

Üzücü olan ise cennete ulaşmasına 2 cm’lik bir lav tabakası kalmışken yakalanması. Lav sıvama bölümünde çalışan arkadaşların rivayetlerine göre bozuk para büyüklüğünde bir delik açacak kadar ileri gitmiş, hatta 2-3 huri gördüğünü iddia edenler bile olmuş. Sonuç olarak Şakir Abi, cennetin “Altından ırmaklar akan” bir yer olduğunu hesaplamayarak kazdığı tünelden cehenneme oluk oluk su akmaya başlaması ile yakayı ele verdi.

Aday zebaniler kendi aralarında konuşurken duydum, Tanrı da çok sinirlenmiş bu olaya. Aslında hak vermiyor değilim hani, sen o kadar uğraş didin altından ırmaklar akan cennetler kur; durmadan körükleyerek, tonlarca yakıt tüketerek dekore ettiğin cehennemi biri delsin, cennetten cehenneme doğru akmaya başlayan ırmaklar cehennemi söndürsün. Bir de yetmezmiş gibi 2000 yıl önce çalınan çivi sonucu direnci azalmış sırat köprüsü aynı gün yıkılıversin. Olacak iş mi, kim sinirlenmez böyle bir duruma.

Anlayacağınız buralar çok karıştı. Bu durumu fırsat bilen zebaniler rüşvet karşılığı akın akın cennete firarlar olmasını sağlamakta. Yukarıda ise durum içler acısı. Yeni kaydı yapılan merhumlar sırat köprüsü yıkıldığı için yerlerine gidemiyor, köprünün yamacına birikiyorlar. Tahminlerime göre 2 güne kalmaz birikme ve yığılmadan dolayı aşağıya (buraya) düşecekler kısım kısım. Köprünün inşasında görev alması beklenen müteahhitlerin cennette mevcut olmaması nedeniyle onarım işine de başlanılamıyor ne yazık ki.

Oysa düne kadar her şey ne kadar sıradan ve sakindi. Her zaman ki gibi işten-hücreye rutin, huzurlu bir hayatım vardı. İş dedimse bilindik anlamda bir iş değil bu. Cezamın ağırlığı hafifletilip süresi uzatıldıktan sonra “İbret Tur”da rehber olarak çalışmaya başladım. Cennetten gönderilen turistlere cehennemi gezdiriyor, “Burası sevişgenler bölümü, dünya aleminde sorgusuz, sualsiz ve tabi ki izinsiz şekilde sevişenlerin günde 2 saat olmak üzere 4000 Fahrenhayt ısıyla diyetlerini ödedikleri bölüm” gibi cehennemin birimleri hakkında bilgi vererek turistlerin bunlardan ibret almasını sağlıyordum. Tur şirketimizin sloganında belirtildiği üzere “Hayat tümüyle ibretten ibaretti” benim için. Cezamın bitmesine sadece 3 milyon yıl kalmıştı. Şimdi durup dururken 2-3 huri görecem ayağına bu kaosun oluşması şart mıydı be Şakir Abi?

Kısacası olaylar dünyada olduğu gibi bu alemde de değişmedi. İnsanoğlu uçkur davası uğruna kendini harcamaya devam ediyor. (Fark ettiyseniz hala “ibret” temalı mesajlar veriyorum) Böyleyken böyle işte…

Ömer Faruk ALİMOĞLU