19. ve 20. YY Kürt Hareketleri: Şeyh Sait ve Said Nursi Örnekleri

Kürt siyasal hareketi I. Meşrutiyet’ten bugüne süregelen ve içerisinde birçok ayaklanma ve siyasal tepkime içeren yüz yılı aşkın bir süredir Anadolu siyasal düzeninde etkinliği bulunan bir oluşumdur. Başlangıçta kültürel anlamda beklentileri barındıran hareket, Osmanlı Devleti’nin merkeziyetçi yönetim sistemine geçiş sürecinde ilk kez yönetime karşı bir tepki ortaya koymuştur. Bu tepkinin temelinde ne kültürel veya sosyal bir istek ne de ayrılıkçı bir yaklaşım yoktur. Temel bir nokta vardır; o da iktidar. II. Mahmud döneminde yönetim yapısının adem-i merkeziyetten merkeziyete dönüşümü başta Kürt coğrafyası olmak üzere yerinden yönetimin güçlü olduğu bölgelerde olumsuz karşılanmıştır. Zira Osmanlı İmparatorluğu’nun özellikle Kürt coğrafyasında güçlü bir şekilde ve sorunsuz bir idare sürdürmesindeki en büyük etken adem-i merkezi yönetim anlayışıdır demek yanlış olmayacaktır. Bölgelerinde güçlü aşiret liderleriydi. Bu isimler bölgelerinde bugünkü anlamda bir nevi vali yani mülki idari amiri görevi görmekteydiler. Devlet adına vergi almakta ve devlet adına karar vermekteydiler. Hatta bu aşiretler devlet sefere çıkarken devlete askeri destek de vermekteydi. Bir anlamda modernize edilmiş bir tımar sistemine aslında da daha da göreceli bir yetkin kişiliğe sahiptiler. Bu yetkinlik durumu onlara Osmanlı Devleti tarafından verildiği için kendilerini bölgede en az kendileri kadar güçlü olan diğer aşiretlere karşı da üstün görme eğilimine itmekteydi. II. Mahmud’un padişah olması ile bu sistemde köklü bir değişim süreci başladı. II. Mahmud’un bu girişimi birçok aşiret liderinin tepkisi ile karşılaştı. Tanzimat reformuna karşı ilk isyan edenlerden biri Bedirhan Aşireti’dir [1]. Ardından çıkan Toprak Reformu ile de bölgede yeniden tımar sistemi tarzına dönüş hedeflenmekteydi. Ancak bunda da istenilen sonuçlardan daha farklı bir sonuca götürdü. Aşiretler arasında çıkar çatışmaları çıktı ve bölgedeki yöneticilerin bireysel tutumlarından dolayı toprağı işleyenden çok bürokratik çevresi olanlar topraklar üzerinde yetkinlik sahibi oldular.

Cihan TAŞGIN

Çalışmanın tamamına erişmek için tıklayınız.